Berlin Alperen Ocaklarında bilgi yarışması

Teşkilatımız 28. Nisan Cumartesi günü Berlin Alperen Ocaklarında, ATB genel başkanı Erol Yazıcıoğlu, ATB başkan vekili Binat Doğan, ATB genel merkez sorumlusu İsmail Cenik ve Berlin teşkilatının üyelerinin de katılımıyla gerçekleştirilen bilgi yarışmasına katıldı. Programa dernek adına ATB genel merkez danışmanı Yılmaz Aşcı, dernek başkanı Arif Aşcı ve sekreter Serdar Çalık katıldı. Yarışmaya Duisburg, Finnentrop ve ev sahibi Berlin teşkilatı katıldı. Bilgi yarışmasında tüm gruplar tam puan alarak, çeşitli hediyeler kazandılar. Yarışmayı hazırlayan ve sunan ATB ArGe sorumlusu Rahmi Koca, programın gayet verimli geçtiğini belirtti. Akabinde ikram edilen yemek ile program son buldu.

Mehter Marşları


Mehter, Osmanlı Yeniçeri Askeri Bandosu dünyanın en eski askeri bandosudur. Farsçadaki “mihter” kelimesinden türemiştir.

İslamiyetten önceki Türk devletlerinde, küçük değişikliklerle yer almıştır.Yeniçerilerin olduğu gibi Mehteranın da Piri Hünkar Hacı Bektaşi Veli olup, her icraattan önce mutlaka Hz. Peygamber, Hz. Ali ve Hacı Bektaşi Veli adına dua okunması ve marşlarda adlarının zikredilmesi gelenektendir.
Üç önemli sembol yer alır; ocak, sancak ve zafer.

Osmanlı mehterinde; zurna, boru, kurrenay ve mehter düdüğü gibi nefesli, üflemeli, kös, davul, nakkare, zil ve çevgân gibi vurmalı ya da çarpmalı çalgılar yer almıştı. Tüm çalgıların sayısı eşit tutulmuş ve bu sayıya dayanakarak mehterin kaç katlı olduğu belirlenirdi. Osmanlılar’da, askerî musukiyi icra eden topluluğa verilen isim. Farsça’da mihter olarak geçen mehter kelimesi, ekber (en büyük), âzam (pek ulu) mânâsında bir ism-i tafdildir. Türkçeye bu kelimenin Arapçalaştırılmış şekillerinden mehter, çoğulu olarak da mehterân yerleşmiştir. 1826 yılında Padişah II.nci Mahmut tarafından Yeniçeri , Ahi ve Bektaşi Ocaklarıyla birlite kapatılmış ve 1908 yılında Enver Paşa tarafından yeniden açılmıştır. (Kaynak)

Mehter Marşılarını Dinleyebilirsiniz. Yazının Devamını Okuyun

Türk dili bozuluyor

Türk dili bozuluyor bunun zararını birkaç örnekle bildirelim

Çok kimse, yanlış olarak, meşhur oldu yerine, şöhret oldu, geçen yıl yerine, geçtiğimiz yıl, ucuzluk yerine, şok indirim veya mucize indirim diyorlar.

İlim sahibi olana âlim oldu denir, ilim oldu denmediği gibi, şöhret sahibi olana da, şöhret oldu denmez, meşhur oldu denir. Meşhur yerine, şöhretli veya ünlü de denebilir.

Geçtiğimiz yıl, geçtiğimiz ay, geçtiğimiz hafta, geçtiğimiz gün denmez. Çünkü biz zamanı değil, zaman bizi geçmektedir.

Şok
; kaza, beklenmeyen kötü bir olay demektir. Fiyatlar ucuzlayınca alıcı niye şok olsun? Fiyatlar çok yükselince insan şok veya şoke olur. Şoke olmak, birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak demektir. Hele mucize indirim demek çok yanlıştır.

Dil tasfiyecileri, bir sürü uydurma kelime çıkardılar. Bu kelimeler bilhassa iki yönden daha zararlıdır:
1- İhtiyaç yokken, sırf bir kelime başka dilden geldi diye, mutaassıp kelimesini atıp yerine, hiçbir kaideye uymayan uydurma bir sözcük, mesela bağnaz koymak dilde anarşiye yol açar.

2-
Osmanlı arşivlerini, lüzumlu vesikaları yıllardır okuyacak kimse bulunamadı. Bu fark edilince tedbir almaya çalıştılar. Osmanlı eserlerini bugünkü gençliğin anlaması gittikçe zorlaşıyor. Azerbaycan’dan bir genç geldi. Mızraklı ilmihal’in aslını okudum, rahatça anladı. İslam’ın koşulu beştir dedim. Anlamadı. Yarın şart kelimesi unutulup yerine koşul gelirse, kimse İslam’ın beş şartını bilemeyecektir. Bu uydurma kelimeleri tasvip etmemek bu bakımdan din gayreti olur. Müslüman, dininin unutulması için yapılan böyle çalışmaları hoş görmemelidir.

Mektup, kitap yabancıdan yani Arapça’dan geldiği için onun yerine Betik kullanılmasını istiyorlar. Eğer bu betikler, topluma hâkim olursa, artık mektup yazamayacak, kitap okuyamayacağız. Yazının Devamını Okuyun

İstanbul’un Fethi’nin 558. yıl dönümü

Bugün yani 29 Mayıs 2011 Pazar günü İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinin 558. yıldönümü. İstanbul nasıl fethedildi? Savaş ne kadar sürdü? İşte detaylı bir derleme ve mükemmel bir video…

İstanbul’un Fethi, 29 Mayıs 1453′te, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) şehrini Sultan II. Mehmed Han’ın komutanlığında fethetmesidir. Yazının Devamını Okuyun