28 Şubat, “Geleceğin” heba ve “Talan” edildiği bir Gündür


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 28 Şubat’ın; Türk demokrasisi tarihinin kara bir günü olduğunu belirtti. Milletin iradesinin hiçe sayıldığı, hukukun ayaklar altına alındığı bir tarih olan 28 Şubat’tan karlı çıkanların hukuktan yana olmayanlar olduğunu vurgulayan Destici, “Milli iradenin üstünde başka güç oluşturma hevesinde olanlar, 28 Şubat’ta post modern bir darbe yapmışlardır. Bu durum, Türkiye’nin, dış politikasında elinin zayıflamasına yol açmıştır. Terör örgütü yandaşlarını içerde ve dışarıda besleyen uzantılarına yaramıştır. 28 Şubat vesayetçilerin, iktidarı ele geçirip, Türkiye deki zenginliklerine, kaynaklarına el koymak günüdür. Milletin iradesini yok sayarak, üzerinden bir silindir gibi geçildiği ‘geleceğinin’ heba edildiği, ‘talan’ edildiği bir gündür’’ diye konuştu.

O dönemde BBP’nin genel başkanı şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ‘’Namlusunu millete çeviren tanka selam durmam’’ dediğini hatırlatan BBP Genel Başkanı Destici, “Temennimiz, Türkiye’nin bir daha 28 Şubatlar yaşamaması. BBP, Muhsin Yazıcıoğlu’nun liderliğinde namlusunu millete çeviren tanklara nasıl dik durmuşsa, BBP bugünde, aynı kararlılığın aynı iradenin aynı düşüncenin ve aynı felsefenin takipçisidir.”

Büyük Birlik Partisi, 8. Olağan Kurultayı’nın ardından, MKYK (Merkez Karar Yönetim Kurulu) üyeliğine seçilenler ikinci toplantısını yaptı.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu için, 25 Mart Pazar günü Tacettin Sultan Derneği kabri başında anma töreni düzenleyeceklerini belirten Destici, 26 Şubat Hocalı katliamının 20. Yıl dönümü ile ilgili olarak da Birleşmiş Milletler önünde eylem yapacaklarını açıkladı.

Merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahadetinin 3’üncü yıldönümü münasebetiyle 25–31 Mart 2012 tarihleri arasında düzenlenecek ‘Anma’ günleri için bilgi veren Destici, “”BBP Genel Merkezi’nin yanı sıra, Anadolu’nun her yerindeki il ve ilçe teşkilatlarımız, Avrupa’da bulunan Avrupa Türk birliği federasyonu öncülüğünde bu toplantıları geniş katılımlı gerçekleştireceğiz.

Şehit liderimizi, BBP genel merkezi olarak, 25 Mart pazar günü saat 10.30’da Tacettin Sultan Dergâh’ında bulunan kabri başında anacağız. Yine aynı gün saat 14.00’de 3’üncü Uluslar arası Muhsin Yazıcıoğlu Sempozyumunu gerçekleştireceğiz. Bu etkinliğimiz, diğer il ve ilçe teşkilatlarımızın yapacağı programlarla devam edecek”

Parti olarak, 26 Şubatta Ankara da BM önüne gidilerek ‘siyah çelenk koyma’ ve ‘protestoya’ dâhil olacağını yineleyen Destici; “Biz, yine, Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olacağız. Tüm duyarlı vatandaşlarımızı hem İstanbul’da ki protestoya hem de Ankara’ da BM önünde yapılacak olan bu protestoya katılmalarını, büyük Türk milleti adına, Hocalıda hayatını kaybeden şehit kardeşlerimiz adına istiyorum’’ dedi.

“BBP’NİN BİRİNCİ GÜNDEM MADDESİ TERÖRDÜR”
Toplantıda, konuşmasını sürdüren Destici, Türkiye’nin yapay gündemlerle meşgul edildiğini söyledi. TBMM’de gurubu bulunan partilerin suni gündemler peşinde koştuğunu belirten BBP lideri, “İktidar ve muhalefet partileri hangi gündemler peşinde koşarsa koşsunlar BBP’nin gündeminde iki ana konu var: Birincisi terör, ikincisi ise yeni anayasadır. Türkiye terör belasından kurtulmadığı, yeni bir anayasa yapılmadığı sürece temel problemlerimizin hiçbirisi halledilemez.”

“1980’LERİN BAŞINDA HANGİ PROBLEM VARSA BUGÜNDE VAR”
BBP Genel Başkanı Destici, şunları kaydetti: ”1980’lerin başında Türkiye hangi problemlere sahipse, bugün de o problemlere sahiptir ve hiç biri çözülememiştir. 27 sene önce terör vardı bugünde var, eğitim, işsizlik, Kıbrıs, Kuzey Irak problemi vardı, bugün de var. Açlık, yoksulluk, gelir dağılımdaki adaletsizlik, enerji problemi vardı bugün de var. Terörden kurtulmadığınız sürece ekonominizi asla düzlüğe çıkaramazsınız, terörden kurtulmadığınız sürece bireysel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri asla açamazsınız. Terör belasından kurtulmadığınız sürece sivil yeni bir anayasa yapamazsınız. Sivil yeni bir anayasa da yapmadığınız sürece de terör belasından kurutulamazsınız bunlar birbirinin sarmaladır birbirini tamamlayan süreçlerdir.”

“MÜDAHALE KARARI VARSA BUNU KAMUYONUN BİLME HAKKI VAR”
Suriye’de yaşanan sürece de değinen Destici, ”En sıcak gündem maddemiz Suriye, yani öyle gözüküyor ki verilen hava, hükümetin, Dışişlerinin verdiği hava, Suriye’ye, Türkiye her an bir müdahale gerçekleştirebilir gibi bir hava var, böyle bir izlenim var bunu da söylüyorlar, deklare ediyorlar. Eğer hükümetin askeri bir müdahalede bulunma gibi bir kararı varsa bunu Türk milletinin, kamuoyunun bilme gibi bir hakkı yok mu? Türkiye’nin Suriye’yle ilgili net politikasını biz öğrenmek istiyoruz” diye konuştu.

Destici 30’a yakın ülkenin teröre destek verdiğini de savunarak, ”Türkiye’nin içerde ve dışarıda izlediği bu politikayla terör bitirmesi değil” dedi.

“MUTLAKA HER KURUM DENETLENMELİ”
MİT Başkanı Hakan Fidan ve eski başkanı ile bazı yetkililerinin ifadeye çağrılmasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Destici, şunları söyledi: ”MİT başkanın, eski başkanın ve yardımcısının ve diğer görevlilerinin ifadeye çağrılmasıyla da şu görüldü ki, 6 bin tane KCK’lı tutuklanıyor, bunun bine yakını MİT elemanı çıkıyor, yani mensubu veya muhbiri, bu nasıl bir oran? Bizim bildiğimiz MİT adı üzerinde istihbarat toplar, eyleme karışmaz, eylemi yönlendirmez, elinde Molotof kokteyli atmaz, silah sıkmaz, cama taş atmaz istihbarat alacaksın ki suçu engelleyeceksin. MİT şunu yapacak Kumrular’a atılacak orada patlatılacak bombayı önceden haber alacak onun patlamasına engel olacak. Ama şimdi gözüken fotoğraf şu ki acaba diyorsun bombayı patlatan kim? Şimdi öyle bir fotoğraf çıkıyor. Bir sürü olayla ilgili böyle değerlendirmeler var. Elbette ki özel kanunu olması lazım. Toplumun önde konuşulacak, konular olur ama bu kadar ayyuka çıkmışsa, bu kadar şüphe toplamışsa, bu kadar üzerinde spekülasyon yapıyorsa buranın da bir derlenmesi toparlanması, değerlendirilmesi, en azından hukuka yaptırmıyorsan bile bir iç soruşturma ile başbakanlık teftiş kurulumu yapar, başka bir denetleme kurulu mu yapar? Mutlaka her kurumumuzun denetlenmesi lazım hiç bir kurumun kendi başına bağımsız hareket etmesine müsaade edilmemesi lazım.”

Bir gazetecinin, ”BBP’nin merhum Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düşmeseydi BBP kapatılacaktı” şeklindeki haberi hatırlatması üzerine, Destici, ”Şundan dolayı doğru bulmuyorum. O kanun teklifi Muhsin başkanın vefatından çok kısa bir süre önce verilmişti. Dolayısıyla 18 Şubat’ta verilmiş. O süre zarfında ben o dönemde partinin teşkilat başkanıydım. Hiç öyle bir duyumum da olmadı, hiç öyle bir gelişme de olmadı. Ben kesinlikle böyle bir şeyin olduğunu düşünmüyorum. Kuran kurslarının, zaten o yasa rahmetli Muhsin başkanın verdiğine yakın bir şekilde yasalaştı. Onu yasalaştıranlarla ilgili kapatma davası açılır eğer böyle bir kapatma davası açılacaksa, kanun teklifi verenden ziyade. Benim bununla ilgili bir duyumum da olmadı doğru olduğunu da düşünmüyorum açıkçası” şeklinde konuştu.

“SURİYE’DE TÜRKMENLER AÇIK HEDEF DURUMUNDA”
Suriye ‘de yaşanana süreçte, bütün Türkmenlerin açık hedef durumunda olduğunu anlatan Destici, .Şu anda en fazla zulüm ve baskıyı, şiddeti ve ölümü onların yaşadığını söyledi. Türkiye’ni Suriye’deki Kürtleri Barzani’nin ve PKK’nın insafına bıraktığını ifade eden BBP lideri, bütün bu menfi sonuçlara rağmen Türkiye’nin Suriye ‘ye müdahale etmesinin vahim hadiselere neden olacağının altını çizdi.

‘’Müdahale konusunda Türkiye ‘nin orada ne menfaati olacak? Gazı mı alacağız, petrolünü mü alacağız? Zatin bizim böyle bir emperyalist düşüncemizde yok. Biz Suriye ‘ye niye müdahale edeceğiz o zaman? Türkmenlere sahip çıkmayacaksak, orada ki Türklere sahip çıkmayacaksak, sınırın bu tarafında kilerle akraba olan insanlarımıza sahip çıkmayacaksak müdahale neden? Birisi bana anlatsın. Biz Suriye ‘ye niye müdahale edeceğiz? Ben gerçekten bunu anlamakta güçlük çekiyorum, anlamıyorum.

Yani birisinin çıkıp Türk Kamuoyu ‘nu, Türk Milleti ‘ni ikna etmesi çok açık bir dille bu konuları anlatması gerekiyor. İran ‘ı karşımıza alarak, Rusya ‘yı karşımıza alarak, Çin ‘i karşımıza alarak orada neden mücadele edeceğiz?

“TÜRKİYE İTİBARSIZLAŞTIRILDI”
Resmi bir ziyaret için Türkiye’ye gelen olan Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping’ten, Tacikistan Hükümeti tarafından tarafından Çin’e teslim edilen Türkiye vatandaşı üç Uygur Türkünün akıbetini de sorulmasını isteyen Destici; Doğu Türkistan’da sistematik kıyım ve tecritlerin devam ediyor. Çin, ülke dışındaki Uygur Türklerini hukuksuz bir şekilde tutukluyor. Ve şu anda akıbetleri belli değil. İdam mı edildiler, cezaevindeler mi, başka bir ülkenin kamplarına mı götürüldü bunu bilmiyoruz.’’

Destici, Çin Devlet Başkan Yardımcısının boykot edilmesini istedi.

Türkiye’nin dış politikada sözünün bir değerinin kalmadığını, itibarsızlaşma sürecine girdiğini ifade eden Destici, “Türkiye dış politikada bugüne kadar hiçbir dik duruş sergilemedi. Teröre, otuzdan fazla ülkenin doğrudan destek verdiğini biliyoruz. Ya silah veriyorlar, ya lojistik destek sağlıyorlar ya finans anlamında destek sağlıyorlar. Ayrıca, insan gücü gönderiyorlar ya da siyaseten destekliyorlar. Bunlara karşı hiçbir duruş sergileyemedi. Ve neticede hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar. Almanya ‘da on bir bin PKK ‘lı var ama Almanya ‘ya bu konuda yaptırımımız yok. Fransa çok açıktan bunu yapıyor ama hiçbir tepki koymuyoruz. Amerika Birleşik Devleteri, İsrail, Rusya en çok silah Rusya ‘dan gelmiş bir şey yapamıyoruz. Bu sonuç, Türkiye’nin dış politikadaki itibarsızlığını göstermez mi?”

MHP, CHP ve BDP’nin gündeme ilişkin konulara girmediklerine, duyarsız kalmaya devam ettiklerini ileri süren BBP Genel Başkanı, “Türkiye, Rusya ‘nın Güney Akım Projesi ‘ne izin verdi. Türkiye izin vermesiydi gerçekleşmiyordu. Bunları konuşan yok. BBP olarak, doğruların yanında durmaya devam edeceğiz. Yanlış kimden gelirse gelsin, bugüne kadar nasıl açıkça söylediysek bundan sonrada söylemeye devam edeceğiz. Çünkü bizim siyasette varoluş sebebimiz, varoluş gayemiz budur.”

Bir Cevap Yazın