Fetih 1453 Sinema Programı

Featured

Almanya’da 16 Şubat Perşembe günü Vizyona girecek olan Fetih 1453 Sinema Filmi için Organizasyon düzenleniyor.

Büyük İhtimal Organizasyon hafta sonu gerçekleşecektir. Detaylı bir Tarih kararı daha sonra açıklanacaktır.

Filmin Kısa Özeti
Film 1451 yılında Fatih Sultan Mehmet’in fetih planlarının yapıldığı andan başlıyor. Filmde Molla Gürani’yi de yani Fatih’i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmet’in çocukken aldığı bu eğitim süreçleri de yer alıyor. 3 boyutlu animasyonların da yer aldığı filmde, gerçek oyuncular da yer alacak.

Yemeği beraber yemek

Yemek işi, ibadet değil, âdettir. Her mubah âdette olduğu gibi, yemek yerken de, o ülkenin âdetine uymakta, ayrı kaplarda yemekte mahzur yoktur. Bulaşıcı hastalığı olan kimsenin, diğer insanlarla düşüp kalkması uygun olmaz. Bulaşıcı hastalıkların çevreye yayılmasını önlemek için dinimiz, karantinaya büyük önem vermektedir. Bulaşıcı hastalık bulunan yere girilmemesini ve burada bulunanların da başka yere gitmemesini emretmektedir. Yazının Devamını Okuyun

Latife yapmak

Asık yüzlü, somurtkan insanların pek sevilmediğini hepimiz biliriz. Güler yüzlü insanların sattığı sirkeyi alırız da, asık suratlı insanların sattığı balı almak istemeyiz. Bu, insanların tabiatında var.

Yoğun çalışmalar ve üzücü olaylar karşısında sıkılan insanın, neşeli olmaya ihtiyacı vardır. Bunun için ara sıra [dini hususların haricinde] fıkra anlatmak, şakalaşmak iyi olur. Peygamber efendimizin de şakalaştığı, (Ben de şaka yaparım, fakat doğru konuşurum) buyurduğu hadis kitaplarında bildirilmektedir. Bir defasında, yaşlı bir kadına, (Cennete kocakarı girmez) buyurunca, kadıncağız üzülür. Bunun üzerine kadına, (Sen o zaman genç olursun) buyurur.

Güler yüzlü, yumuşak ve cana yakın insanlarla konuşmak, tanışmak ve kaynaşmak kolaydır.
Asık suratlı insanlar ile konuşmak, sıkıntıdır. İhtiyaç kadar konuşur, bir an önce ayrılmak isteriz.

Davete gitmeli mi?

Buhari’deki hadis-i şerifte, (Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir) buyuruluyor. Âlimler bu hadis-i şerifi açıklamış, her çeşit davete icabet etmenin vacip değil, sünnet olduğunu bildirmişlerdir. (Menahic-ül-ibad)

Düğün yemeğine çağırılınca gitmek de sünnettir. Bazı âlimler vacip demişlerdir.
Yalnız, günah işlenmiyorsa gitmek sünnettir. Şartlardan biri noksan olan ziyafete gitmek sünnet değildir.

Mesela, yemek riya ve şöhret için değilse, helal maldan hazırlanmışsa, içki, çalgı ve benzeri günah olan şeyler yoksa, zengin-fakir ayrımı yapılmadan herkes davet edilmişse, böyle davete, sünnet olduğunu düşünerek gitmeli, karın doyurmayı ve başka şeyleri düşünmemelidir.

Süfyan-ı Sevri hazretleri buyuruyor ki:
(Allah rızası için niyet etmeden yemeğe davet edene, bir günah yazılır. Böyle niyet etmeden gidene de, iki günah yazılır)

Gizli tanık Poyraz: Abdullah Çatlı kazada ölmedi, boynunu kırdılar


Ergenekon davasında ifade veren gizli tanık Poyraz, Abdullah Çatlı ile Gonca Us’un Susurluk’taki kazada ölmediğini, kaza yerine gelen 3-4 kişi tarafından boyunları kırılarak öldürüldüğünü öne sürdü.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon ana davasında gizli tanık Poyraz, ifadesini tamamlamasının ardından Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in sorularını cevapladı. Abdullah Çatlı’yı tanıyıp tanımadığı sorulan gizli tanık, “Allah rahmet eylesin, toprağı bol olsun.” cevabını verdi. Savcı Pekgüzel’in, “Sedat Peker de aynı şeyi söylüyor.” sözleri üzerine gizli tanık, “Sedat Peker onu tanımaz. Çatlı’yı çok iyi tanıyan Drej Ali (Ergenekon sanığı), Muhsin başkandır. Çatlı’yı eskiler tanır, Peker’in yaşı yetmez.” dedi. Yazının Devamını Okuyun

Misafir için külfete girmek

Misafiri nimet bilmeli. Her nimetin bir külfet karşılığı olduğu da unutulmamalı. Külfetsiz nimet olmaz. Elbette misafirin sıkıntısı olur. Yüksünmeden hizmet etmeli! Yani yüksünsek bile bunu asla misafire hissettirmemeli. Ülfetin şartı, külfeti terktir. Külfeti olmayanın ülfeti artar. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Salihler, külfete girmez ve zahmet vermez.) [Dare Kutni]
(Misafir için külfete girme, misafir üzülebilir. Misafirini üzen Allahü teâlâyı üzmüş olur.)
[İbni Lâl]
(Müminin külfeti azdır.)
[Beyheki]

Külfet:
Lüzumundan fazla ikram, zahmetli iş, sıkıntı.
Ülfet: Samimiyet, dostluk iyi geçinmek.

Misafire iyi muamele etmeli. İmam-ı Evzâi, (Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır) buyurdu. Evde bulunan şeyleri bolca ikram etmeli, misafire verilen çok yemeği israf saymamalı. Allah için olan şey, çok olsa da israf olmaz. Allah için olmayan şey, az olsa da israftır. Yazının Devamını Okuyun