Büyük Alim İmam Şa’rani’ye göre bu Ramazan’da Kadir Gecesi hangi geceye denk geliyor?

ramazan21
Kadir gecesi Ramazan-ı Şerif içinde, özellikle son on günde gizlenmiş, Ramazan-ı Şerifin evliyasıdır.

Veli kişi kullar arasında gizlenmiştir, diğer insanlar da veli bilinsin diye. Kadir gecesi de son on günde gizlenmiştir, son on günün her günü kadir gecesi olabilir diye…

Meşhur alim İmam Şa’rani hazretleri (1491-1566 Kahire) “Ramazanın başladığı günlere göre kadir gecesini tespit ettiğini” söylemiştir. Buna göre “eğer Ramazan-ı Şerif Perşembe günü başlamış ise 25. gece kadir gecesidir. Allah’ü a’lem.” Kendisi “ben bu hesaba göre 30 yıl kadir gecesiyle müşerref oldum.” diyor.

Bu sene 25. Geceye dikkat edelim. Bu bir fırsattır değerlendirelim. Rabbimizin rızası nerededir bilemeyiz ama her geceyi Kadir bilebiliriz.

Ramazanı-ı şerifte özellikle cuma günleri ve kadir gecesinde okunan ayetlerin sevabı on binlere ulaşır. Ayete’l- Kürsinin her harfine 30 bin sevap verilir. Aslında bunlar bizi teşvik içindir. Allah sonsuz sevap verir. Kur’an okuyalım. Teşvik edelim.

Dolu dolu geçirmemiz gereken bu değerli on günde kararında ve dozunda olmak şartıyla eğlence ve dinlenme yorulan herkesin hakkıdır. Özellikle çocuklar için güzel hatıraları olabilir.

Ramazan ayındaki panayır, festival ve eğlencelerin bilinçli Müslümanları bu ayın manevi havasından uzaklaştırmaması gerekir.

Çocuklarımız Ramazan ayını “Fest-i Ramazan” ve “festivalden” ibaret zannetmesinler. Teravih, mukabele ve iftarları da yaşasınlar…

Ramazan bereketli bir panayırdır. Cenneti kazanmak için açılan hayır çarşısıdır.

İmam Şa’rani hazretleri kimdir?
Mısır’da yetişen âlimlerin ve evliyânın en büyüklerinden. İmâm-ı Şa’rânî ve Kutb-i Şa’rânî lakabıyla meşhûr olup, Aliyy-ül-Havvâs’ın talebesidir. Nesebi; Abdülvehhâb bin Ahmed bin Ali bin Ahmed bin Muhammed bin Zerka bin Mûsâ bin Sultan Ahmed Tilmsânî Ensârî’dir. Mısır’ın Kalkaşend kasabasında, 898 (m. 1493)’de doğdu. Nesebi, silsile hâlinde Hazreti Ali’ye ve Peygamber efendimize ( aleyhisselâm ) ulaşır. Dedesi Tilmsân Sultânı idi. Abdülvehhâb-ı Şa’rânî, Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. Hadîs-i şerîfler üzerinde çok çalışarak, hadîs âlimi oldu. Aynı zamanda Aliyy -ül-Havvâs hazretlerinden tasavvufu öğrenerek, büyük velîlerden oldu. Pekçok kerâmetleri görüldü. Üçyüzden ziyâde eser yazdı. Zamanın kutbu olduğu bildirildi. 973 (m. 1565)’de Mısır’da vefât etti.

Kaynak: http://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Islam-Alimleri-Ansiklopedisi/Detay/ABDULVEHHAB-I-SARANI/3201

Kadir gecesinin alametleri nelerdir ve nasıl değerlendirmeliyiz?

Her gün en az şunlar yapılmalı:
1- Gece herhangi bir namaz kılarken zamm-ı sure olarak veya namaz dışında Kadir sûresini okumalı.
2- Şu duayı okumalı: (Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî.)
3- Birkaç sayfa Kur’an-ı kerim okumalı.
4- İlmihalden birkaç sayfa okumalı.
5- Az da olsa İslâmiyet’i doğru yayan kuruluşlara yardım yapmalı veya sadaka vermeli.
6- Gece seher vakti, iki rekât namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o âlimlerin hürmetine dua etmeli.
7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir.

Kadir gecesin alametleri
Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [Taberani]

(Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.)
[Taberani]

(Kadir gecesi sabahı güneş şuasız olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.)
[Müslim]

Buhara – Semerkant – Taşkent – Türkistan gezisi [Eylül 2015]

HAREZM – BUHARA – SEMERKANT – TAŞKENT – TÜRKİSTAN GEZİSİ

Türk Ocağı Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Orhan Kavuncu Refakatinde

Birinci Gün 10 Eylül 2015 Perşembe:
10.30 İstanbul’dan Hareket
17.20 Taşkent’e Varış
20.00 Akşam yemeği
21.00 Le Grand Plaza Otelinde Konaklama

İkinci Gün: 11 Eylül 2015 Cuma:
04.00 Kahvaltı ve havaalanına hareket
08.40 Taşkent’den Ürgenç (Harezm)’e hareket
10.20 Ürgenç’e Varış
11.00 Kahvaltı (isteyenlere) ve istirahat
13.00 Hive Hanlarının yaptırdığı İçen Kale’de öğle yemeği ve Şehir turu
13.00 – 20.00 Muhammed Emin Han medresesi, Kalta Minor, Matiniyoz Divanbegi
medresesi, Gazi Kalyan Medresesi , Cuma Mescidi, Alla Kulihan medresesi ziyaretleri
20.00 Milli Lokantada Yemek ve İstirahat

Üçüncü Gün: 12 Eylül 2015 Cumartesi
08.00 Buhara’ya hareket otobüsle (uzun bir yolculuk)
12.00 Öğlen yemeği otobüste kumanya olacak.
Yolculuk Kızılkum stepleri arasında Amu Derya (Ceyhun) nehirnden açılan sulama kanalları vs görülerek geçecek
19.00 Buhara’ya varış, Grand Buhara Oteline yerleşme, istirahat
20.00 Buhara’da gece gezisi Müzikli Akşam yemeği

Dördüncü Gün: 13 Eylül 2015 Pazar
07.00 Kahvaltı
08.00 – 19.00 Yedi Pirleri (Hacegân silsilesi) ziyaret: (Hazreti Şah-ı Nakibendi ve anneleri, Hz. Seyyid Emir Külal, Hz. Muhammed Babasammasi, Hz. Hoca Ali Ramiteni, Hz. Mahmut İnciriyyül Fağnevi, Hz. Hoca Arifir Rivigeri, Hz. Abdülhakık Gücdüvani)
20.00 Grand Buhara Oteline dönüş yemek ve istirahat

Beşinci Gün: 14 Eylül 2015 Pazartesi
07.00 Kahvaltı
08.00 – 19.00 Samanailer kompleksi, Bolohavuz civarı, Buhara’nın son emiri Emir Alimhan’ın Ark Kalesi (dışarıdan), Mir Arap Medresesi, Kolon Minare, Kökaldaş Medresesini ziyaret. Serbest zaman, alışveriş.
20.00 Akşam yemeği, milli Özbek Müziği eşliğinde
22.00 Grand Buhara Otelinde İstirahat

Altıncı Gün: 15 Eylül 2015 Salı
08.00 Kahvaltı, Otelden ayrılma
09.00 Semerkant’a hareket, yolda Çor Bokır mezarlığını ziyaret
15.00 Semerkan milli lokantada öğle yemeği
16.00 Semerkant The Regal Palace Oteline yerleşme istirahat
19.00 Semerkant akşamında panoramik gezinti
20.00 Milli lokantada akşam yemeği
22.00 The Regal palace otelinde konaklama

Yedinci Gün: 16 Eylül 2015 Çarşamba
08.00 Kahvaltı
09.00-13.00 İmam-ı Maturidi, Hoca Ubeydullah Ahrar, Danyal Peygamber makamlarını ziyaret
13.00 Öğle yemeği
14.00-19.00 Şah-ı Zinde (Efendimizin amcaları Hz Abbas oğlu Kusam, Seyid Emir Külal’in oğlu Seyid Emir Burhan gibi birçok manevi büyüğün kabri var), Gur-i Emir kompleksi (Emir Timır’un kabri), Bibihanım medresesi
20.00 Milli Lokantada akşam yemeği
22.00 The Regal Palace Otelde istirahat

Sekizinci Gün: 17 Eylül 2015 Perşembe
08.00 Kahvaltı Taşkent’e doğru otelden ayrılış
09.00 – 17.00
Şehir çıkışında İmam-ı Buhari hazretlerinin makam ve medresesini ziyaret
Şehr-i Sebz’de Emir Timur’un yazlık sarayı Aksaray ziyaretleri ve öğle yemeği
Zengi Ata ziyareti
17.00 Taşkent Le Grand Plaza Oteline Yerleşme ve İstirahat
18.00 Taşkent Akşamında Panoramik gezinti
20.00 Akşam Yemeği
22.00 Le Grand Plaza Otelinde istirahat

Dokuzuncu Gün: 18 Eylül 2015 Cuma
08.00 Kahvaltı sonrası Çimkent’e hareket, gümrük işlemleri
09.00 – 18.00 Şavuldur’da (eski Otrar şehri) Arslan baba hazretlerini ardından Türkistan şehrinde Hoca Ahmet Yesevi hazretlerini ziyaret, öğlen yemeği. Çimkent gezisi. (Vakit olursa) sayram şehrinde Yesevi Baba’nın anneleri Karaşaş ana ile baları İbrahim Ata’yı ziyaret.
19.00 Dostluk Otelinde (***) akşama yemeği ve konaklama

Onuncu Gün: 19 Eylül 2015 Cumartesi
08.00 Kahvaltı ve Taşkent’e dönüş yolculuğu
14.00 Taşkent’te öğle yemeği
15.00 Le Grand Plaza Otelde kısa süreli dinlenme
16.00 – 19.00 Hazreti Osman zamanından el yazması Kur’an-ı Kerim, Çarsu Pazarında alışveriş, hediyeli vs alışı için serbest zaman
19.00 Akşam Yemeği
21.00 Otelde istirahat

On birinci Gün: 20 Eylül 2015 Pazar
01.30 İstanbul için otelden ayrılma
05.350 Taşkent İstanbul
09.00 İstanbul Atatürk havalimanında vedalaşma

Notlar:
Yukarıdaki program için ücret: 2400 USD olup odalar ikişer kişiliktir. Tek kişilik oda isteyen arkadaşların 180 usd fark ödemesi gerekir.
Bu ücrete şu kalemler dâhildir:
Özbekistan Hava Yolları ile İstanbul – Taşkent – İstanbul uçuşu;
Özbekistan Hava Yolları ile Taşkent – Urgenç uçuşu;
Tüm gezi sırasında komförlü otobüs ile gezi ücreti ;
Tüm gezi sırasında türkçe konuşan rehber eşliğinde tur;
4 yıldızlı Otellerde konaklama (sabah kahvaltısı + öğlen yemeği + akşam yemeği dahil) ;
Özbekistana 2 girişli-çıkışlı vize işlem ücreti ;
Tüm müze girişleri ;
Turizm rehberi ücretleri
Turizm seyahat sigortası.
Ücrete dâhil Olmayanlar:
Yurtdışı çıkış harc ücreti,
Tur sırasındaki bahşişler;
Müzeler ve ören yerlerdeki kamera çekim ücretleri;
Hediyelik eşyalar.
Konaklama
1 gece – Taşkent – Le Grand Plaza Otel 4 **** / 10.09- 11.09.2015

1 gece – Hive – Horazm Palace Hotel – 4 **** / 11.09 –12.09.2015

3 gece Buhara – Grand Buhara Hotel 4 **** / 12.09 – 15.09.2015

1 gece Semerkant The Regal Palace Hotel 4 ****/ 15.09 – 17.09.2015

1 gece Taşkent Le Grand Plaza Hotel 4 **** / 17.09 – 18.09.2015

1 gece Türkistan DUSTUK Hotel 3 *** / 18.09 – 19.09.2012

1 gece Taşkent Le Grand Plaza Hotel 4 **** / 19.09 – 20.09.2012

Pasaport Fotokopileri en geç 10 Ağustosa kadar orhankavuncu@gmail.com adresine gönderilecek
Ücretler de 1 Ağustosa kadar ilk yarısı, 25 Eylüle kadar da ikinci yarısı olmak üzere iki taksit halinde Orhan Kavuncu hesabına yatırılacak.

İrtibat: Nazmi Kaya +49 176 311 44 207

ATB Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu Teşkilatımızı ziyaret etti

IMG_20150620_220929
ATB Genel Başkanı Sayın Erol Yazıcıoğlu teşkilatımızı ziyaret ederek İftar yemeğine katıldı.
Duisburg ve Remscheid teşkilat başkanları ve üyeleride İftar yemeğine katıldılar. İftar yemeğine katılım yoğun idi. Sayın başkan Yazıcıoğlu; “Teşkilatlarımızı herzaman böyle faaliyet icerisinde görmek istiyorum”. diye konuştu. İftar yemeğinden sonra teşkilat başkanları ve üyeler ile güzel ortamda sohbet ederek çaylarını içtiler. Sayın başkan daha sonra çesitli üyelerimiz ile Fotoğraflar çektirdi.

Mustafa Destici: “Akp Ve HDP’ye Oy Vermek PKK’ya Oy Vermektir”

mustafa_destici
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti ile HDP’nin seçim öncesinde anlaştığını iddia ederek, “Bu seçimde AKP’ye oy vermek HDP’ye oy vermektir. HDP’ye oy vermek AKP’ye oy vermektir ikisi birden PKK’ya oy vermektir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Milli İttifak’ın Yenikapı’da düzenlediği Büyük İstanbul mitingine katıldı.

“BATIYA KUL KÖLE OLALIM DİYE BİR ARAYA GELMEDİK”
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 7 Haziran seçimleri öncesinde Saadet Partisi ile ittifak yaptıklarını belirterek, “Biz, batıya kul köle olalım diye bir araya gelmedik. Onların dediklerini yapalım da iktidar olalım diye bir araya gelmedik. Biz, Adriyatik’ten Çin seddine, Suriye’den Myanmar’a Türk-İslam coğrafyasındaki Müslüman kardeşlerimizin gözyaşını dindirmek için bir araya geldik. Biz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapalım diye değil gelir dağılımındaki adaletsizliği sona erdirmek için bir araya geldik. Yargının köküne dinamit koyanların yaptığı tahribatı durdurmak ve ülkemizde herkes için adaleti hakim kılmak için bir araya geldik. Eğitim sistemimizi yenileyip milli ahlaka, kuran ahlakına sahip bir nesli yetiştirmek için bir araya geldik” diye konuştu.

“AYASOFYA MİLLİ İTTİFAKIN İKTİDARINDA EZANLA, NAMAZLA, MÜMİNLE BULUŞACAK”
Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetnamesini hatırlatan Destici, “Bugün bize düşen bu konuyu bir istismar konusu olmaktan çıkarıp Fatih Han hazretlerinin vasiyetnamesine uyarak Asayofya’da zincirleri kırmak ve Müslüman ile Ayasofya’yı buluşturmaktır. 13 yıldır iktidar olanlar batıya verdikleri her sözü yaptı. Onlarca kilise açtılar ama Ayasofya’yı açmadılar. Ayasofya inşallah milli ittifakın iktidarında ezanla, namazla, müminlerle buluşacak” şeklinde konuştu.

“HEM MAVİ MARMARA’YA BİNMEDİLER HEM İSTİSMAR ETTİLER”
Hükümetin, Türkiye’nin temel problemlerini çözemediğini söyleyen Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk-İslam coğrafyasının, Libya’nın, Suriye’nin, Irak’ın, Mısır’ın, Myanmar’ın kan gölüne çevrilmesini seyrettiler. Sadece istismar ettiler. Bugün Mavi Marmara’nın yıldönümü. Mavi Marmara şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. O geminin içinde hiçbir AKP’li yoktu ama BBP’liler vardı, Saadet Partililer vardı. Biz hiçbir zaman istismar etmedik. Biz ne yaptıysak Allah rızası için yaptık. İktidar hem gemiye binmedi, hem geminin vurulmasını seyretti, sonra da çıktı istismarını yaptı. Maalesef bunlar ülkemizin gördüğü en büyük istismarcılar. 7 Haziran’da bu istismarcılara dur diyecek miyiz.”

“MEHMET GÖRMEZ HOCAMIZA DÜŞEN O ARABAYI GERİ GÖNDERMEK”
Destici, konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinerek sözlerine şöyle devam etti:
“Diyanet İşleri Başkanlığımız son model bir Mercedes aldı. 1 trilyon değerinde. Sonra gelen tepki üzerine erdemli bir davranış gösterdi. Dedi ki ‘ibreti alem için bunu iade ediyorum’ Alkışlanacak bir davranış. Önce telefon açılıp uyarıldı, sonra basın önünde küçük düşürüldü, sonra de sen misin ‘al sana zırhlısını gönderiyorum’ dedi. Diyanet İşleri Başkanımız sevgili Mehmet Görmez hocamıza düşen o arabayı da geri göndermektir.”

Diyanet İşleri Başkanlığının bağımsız, özgür kendi başına Kur’an ve Sünnete göre karar verdiğini ispat etmenin tam vakti olduğunu anlatan Destici, şöyle konuştu: “Allah israf edenleri sevmez’ derken israfta başı çekemez. Hiç kimsenin o kurumu millet nezdinde küçültmeye hakkı yoktur. Daha da üstlerine gelirlerse kendilerine uygun bir Diyanet İşleri Başkanı bulmalarını tavsiye etmektir.”

“İTHALATI 50 MİLYAR DOLARDAN 250 MİLYAR DOLARA ÇIKARDILAR”
Mustafa Destici, Türkiye’nin büyük bir borç yükü altında olduğunu iddia ederek, “Neymiş IMF borcu ödenmiş. Peki IMF’ye olan borç ödenince Türkiye’nin borcu azalmış mı. 220 milyar dolardan 650 milyar dolara çıkmış. Üstüne 60 milyar dolarlık da özelleştirme yapılmış. Niye bunu milletten gizliyorsunuz. Resulü Ekrem ‘Aldatan bizden değildir’ diyor. Siz kimdensiniz. İhracatı ‘36 milyar dolardan 150 milyar dolara çıkardık’ diyorlar. Peki ithalat. Dış ticaret iki ayaklıdır. Onu da 50 milyar dolardan almışsın 250 milyar dolara çıkarmışsın. Siz iktidar olduğunuzda bu ülkenin dış ticaret açığı 14 milyar dolarken, bugün 100 milyar dolar” dedi.

“MİLLETİ MEYDANLARA TALİMATLA DOLDURDULAR”
Yenikapı’da düzenlenen fetih kutlamalarına atıfta bulunan Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Bu meydanları, sizin gibi inananları yok. Sırf bu meydanlarda yaptıkları mitingleri doldurmak için taşeron işçiliği artırdılar. Dün burada bir miting vardı. Gönül isterdi ki İstanbullu kardeşim mecbur bırakılmadan koşa koşa milyonlar birlikte bu meydanlarda olsun. Ama buna fırsat vermediler. Milleti ayrıştırdılar ve burayı talimatla doldurdular. Rabbim sizlerden razı olsun. Çocuklarınızın süt parasından keserek inandığınız bir davanın peşinden koşuyorsunuz. İnancınız için harcıyorsunuz. Allah bunun mükafatını elbet size bir gün verecek.”

“İSTESELERDİ 33 YILDA 33 KERE PKK’YI BİTİRİRLERDİ”
Türkiye’nin 30 yıldan fazla bir süre terör ile mücadele ettiğini hatırlatan Destici, şunları söyledi:
“Kaynaklarımızı yediler, binlerce şehit verdik. Maalesef Türkiye’yi yönetenler 33 yılda isteselerdi 33 kere PKK’yı bitirirlerdi ama bitirmediler. Bugün çözüm süreci adı altında çözülme ve ayrışma süreci yaşıyorlar. Biz yıllarca dedik ki ‘Kürtler bizim kardeşimiz’ Bugün kendileri ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor. Bu konuda doğruya geldiler. Bugün önce PKK ile pazarlık sürecini başlattılar. Ne zaman seçim başladı milli ittifak kuruldu. Hemen bunu durdurmak için çıktı ne diyor Başbakan Yardımcısı. ‘Demirtaş senin kardeşin dağda’ Ey Akdoğan sen onun kardeşinin dağda olduğunu yeni mi öğrendin? Dolmabahçe’de bacak bacak üzerinde kahve içerken bilmiyor muydun? Biliyorsan bu milleti niye aldatıyorsun. Peşine başbakan çıktı ‘bunların bir ucu dağda, bir ucu siyasette’ diyor. Günaydın sayın başbakan. Sen bunların bir ucunun dağda olduğunu yeni mi öğrendin. Yeni öğrendiysen vay senin profesörlüğüne. Her şeyi böyle biliyorsan vay memleketin haline”

“AKP VE HDP’YE OY VERMEK PKK’YA OY VERMEKTİR”
Milli İttifak’ın liderlerinden Destici, AK Parti ile HDP’nin anlaştığını iddia ederek şöyle konuştu: “Şimdi bir kayıkçı kavgası tutturmuşlar. Sözde kavga eder gibi görülüyorlar. Anlaştılar. Seçimden sonra. Bunu AKP milletvekilleri söylüyor. ‘Bizimkiler anlaştı’ diyor. 2015 yılında istedikleri neticeyi alınca bebek katilini Apo’yu serbest bırakacaklar, uygulanan özerkliği resmileştirecek’ diyorlar. Ben buradan çıkıyorum ve açıkça soruyorum. Çıkın bu millete bunun cevabını verin. Bu seçimde AKP’ye oy vermek HDP’ye oy vermektir. HDP’ye oy vermek AKP’ye oy vermektir ve ikisi birden PKK’ya oy vermektir.”

“MİLLET NİYE SENİNLE YÜRÜSÜN”
Konuşmasında MHP’yi de eleştiren Destici, “Birileri ‘bizimle yürü Türkiye’ diyor. Niye sizinle yürüsün. Sen milletle yürüdün mü. 1999’da millet sizinle yürüdü. Yarı yolda bırakıp kaçmadınız mı? Millet milli ittifakla yürüyecek. Bugüne kadar ülkemizde güzel işler istikrar olsun deyip AKP’ye oy veren kardeşlerim bu seçimde bizimle yürüyecek” dedi.

“İSYANA TEŞVİK EDEN BELLİYSE NİYE İŞLEM YAPMIYORSUN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mursi hakkındaki idam kararını siyasi malzeme yaptığını anlatan Destici, sözlerine şöyle devam etti:
“Önce Putin’e gideceksin, ardından Papa’ya, oradan Obama’ya ve Merkel’e gideceksin bu idamı durduralım diye. Bunu yaparsan o zaman bu idamı durdurmak için samimi bir mücadele verdiğine inanırız. Yoksa siyasi malzeme olarak kullandığını açık şekilde ifade ederiz. Aynı şey 6-7 Ekim olaylarında yaşanan hadiseler. Sanki sanırsın biri çoban diğeri bekçi. ‘Sen milleti isyana teşvik ettin ve 50 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldun. Yasin Börü’yü 3. kattan attılar’ diyor. Madem ki isyana teşvik eden belli o zaman ne diye hakkında işlem yapmıyorsun. Yolsuzluğu ortaya çıkaranların hakkında yapıyorsun, hukuksuzluğu ortaya çıkaranların hakkında yapıyorsun. Eğer bir anlaşman yoksa bu isyancılarla ilgili hukuki süreç niye başlamıyor. Yasin Börü’nün katilleri nerede”

Kaynak: Bugün